Kervan yolda düzülür
Kervanlar taşınır dağların sırtlarında
Belim bükülür, sözler ışıldar ardım sıra
Develerin tüyleri ipekten, yeşil
Hörgüçleri kardelen işlemeli
Müsellaha hanımların ziynetleri
Asrın kadife nişanları
Ellerdeki müzmin nasırlar
Saklanır çöl kumlarının ağusunda
Kum fırtınalarında göğsüm darmaduman
Gözlerime çağdaş insancıklar kaçar
Boğazımda bedirin kılıçları
Haykırırım hırıltılı havasımla
İhtiyar havsalamın hududu genişler
Arsızların iktidarından medet bekleyenler
Ah vah ile burayı terk ederler
Beni çelenklerle kandırmaya çalışacaklar
Felekleri sığdırdıkları çiçek buketleriyle
Gönlüm âmâ cihana, gönlüm serdar
Tüm sevdası cesaret serancamının
Gözlerinin sayıkladığı ilan, ayazın hicranı
Burası hep tarumar, kaşlarımın arası
Alnımda meydan muharebesi, nurlanmış
Tüfeğimi bıraktım, çelik darbelerini
Aslanların şahına selam vererek geldim
Cesaretin varsa eğer, göğe çıkalım
Çıkalım getto kuyruklarından
Dürdane ağacının gölgesine varalım
Dem bu dem, dem delişmen
Gözlerimin altında güneş batar
Güneş solar yeminlerimle
Cesaretin varsa eğer, kervan yolda düzülür
Kervan yolda taşınır, aşkla
Vekilim sürreal baharlar
Teslim oldum arşın rabbına
Gel iptilâ -i cevri habibem
Kervan yalnızca sana varır
Gözlerini gözlerime değdir
Gönlünde yasemin çiçekleri
Gönlümde sirâc-ı munîr
Ey Gönül Bakma Cihana: