Görüşüm kısılmış, yüksek dağların başı dumanlı olur derler. Fakat ben o rakımdan noksanım, burda kargalar göç ederler. Buradan on dakika yürümeyle yok oluş, kör olurum ötesine. Bulutların rahminden daha yakınım, yerkürenin pençesine. Gözümü karartan, zihnimi bulandıran bu menkus zahir, Müberra âbın nurundan değil mezmum alevin narından vâki, ıssız dağın tek çiçeği zehirliyse bulur müridi pek seri. Sabreden derviş taş olsa da muradına ermiyor ekseri. Kısa, sert halatlar haricini çözen, kıran sızım. İnsanı insan bilen insanın tebessümü yorgun, artık yabancı efkara fransızım.
6 Şubat 2026