15 Mayıs 2025

Tuhaf Tufanlarınız Size Kalsın

Şehadet Parmağının Amentüsü

By In Manifesto, Şiir

Çığırtkanların bu sabahki haberlerini
Boğazı yırtılan tellalın
Dükkanında sohbet eden esnafın
Eli kalem tutan tutsakların dediklerini
Duydunuz mu?
Ölen çocukların iniltisini sahiplenen
Tarafsız salıncaklarda sallanan merkeplerin
Kulakları tırmalayan sesini duydunuz mu?

Kusura bakmayın diyenlerden değiliz!
Kendi ismine marş yazdıran
Güneşte ıslanan gözlerinizden
Merhametsiz şarkılarınızdan değiliz!
Ucuza satın alınan bir şişelik laflar
İçine düşecek ayyaşlardan da değiliz!
İnsanları öldürdü diye annesinin kahramanı
Babasının aslanı olan karanlığın
Esirleri değiliz berrak dimağlarımızla!

Cebimde taş taşımıyorum diye öldürecek misiniz?
Nalburdan alınmış çiviyi kulağımdan içeri sokmadığım için
Asitleri kana kana içmeyip boğazımı yırtmadığım için
Köpeklerin pisliklerine basarak yürümediğim için
Yalvarmadığım için beni kirletmesi için şeytanlara
Öldürecek misiniz beni?
Kaderimi tekrar mı yazacaksınız
Geçmişimi silmeye mi kalkışacaksınız daksille
Yahut karalayacak mısınız sayfaları
Yırtıp atacak mısınız kimlik belgemi
Okuduğum türkülere mi karışacaksınız
Yürüdüğüm yolun kaldırımlarını söküp
Kafama mı fırlatacaksınız?

Sizin seçtiğiniz şarkıları dinlemedim!
Sizin marşlarınızı okumadım içimden bile
Beni zorla filminize götürdünüz
Gözlerimi kapadım
Yemek koydunuz önüme
Canım istemedi yemedim
Bozulup koktuğu için beni suçladınız yine

Korkmayın…
Sessiz kalksak bile gırtlağınıza taşan kalbinizin
Nefesi sığdıramayan ciğerinizin yankılarının
Yapmayın diyen bakışlarınızın şahidiyiz!
Çok çıkan sesinizin arkasındaki endişenin
Yurdumu değil özgürlüğümü değil
Kalbimi işgal edecekler diye feryat eden yüreklerinizin
Sıkışan göğsünüzün titreyen sesinizin şahidiyiz!

Bahar ayında ölüm ayrı güzel bizlere…
Ezgilerimiz ayrı tatlı
Merhamet dökülüyor yaseminden
Mor renkli yaseminlerden parlıyor
Işıkları gören var mı karşıdan
Bize su içirecek ellerin sahibini gören var mı!
Sesleri duyuyor musunuz?
Savaş için öten borazanı gölgeleyen
Bülbüllerin şen şakrak ötüşünü dinliyor musunuz?

Cennetimizdeki yasemini kopartan
Merhametimizin kokusunu çalan
Baharımıza kış olan
Bülbülümüzün kanını akıtan varsa eğer
Eğer sesimizi çaldıysanız
Yeşil otların üzerindeki isyanımızı
Ruhumuzdaki huzuru yaktıysanız
Oğlumu hadım, tarlamı talan ettiyseniz
Beni kurşuna dizdiyseniz zehirli sözlerinizle
İnancıma laf ettiyseniz
Borazan sesleriyle uyanacaksınız bir sabah
Bir sabah, son sabahınıza!

Written by Eyüb Ensar Karal

Ne işe yarayacak diye soramazsın Dünyanın sonuna varmak için Bildiğin bütün kelimeleri unutmalısın

Leave a Comment