toprak üstünde sararmış mürdeler
intizâr ederler barân-ı rahmeti
vuslat gelince naaşları bî-karâr
bidayet-i u nihayet-i ömürlerine
muhâtap olmuş eşcâra gözleri kilitli
murg-ı perrân için de göçmek delilidir
âşiyânı saran barg-ı nev-bahârın
terk-i diyarı
ölüm öyle güzel ki hazanda
gönül kendi seçer celladını
tutamaz bâr-ı gamın hesabını
pûyan pûyan arar o nâr-ı aşkı
ölüm sonbaharda güzeldir
yaprak kopar, kuş göçer, kalp yanar
namütenahi aşkın dil-i bî-çâremi
sönmez sönmez de yakar