Kavak ağaçlarının altında göz dinlendirme
Gölün yanındaki sazlıklarda işlenen cinayet
Benim en sıcak ve yakın meskenimdi
Tayyarelerin bombardımanından kaçmak için
En sessiz gizlenme yeri
Kurşunların geçemeyeceği tek yer
Yârimin yüreğiydi
Ve şeyhimin mayınları, paslı tüfekleri
En acılı kelimelere barınaktı namlusunda
Ben küs kalmışım namlunun ucunda yaşamaya
Öksüz kalmam yetmez anlamaya
Yeni dünyanın en acımasız tiratlarını
En güzel kızların podyumdaki itirazlarını
Ve soğuk akşamlardaki tesbih namazını
Anlamak için yorganımın altına gömülmeliyim
Ve birisi gömmeli beni yorganımın altına
Kaçmalıyım göğsümün sıkışmış anından
Çünkü ben artık bir yanardağ gibiyim
Ağzımdan püskürmeyecek kelimeler
Ve ben her sabah işe gideceğim
Yerleri temizleyecek
Patronuma merhaba diyeceğim
Annemin elleri ne kadar pürüzsüz
Ve ellerindeki sahte istifa dilekçemle
Mahkemeleri dolaşmasını anlamıyorum
Ben alnımda tüm ithal kaderleri taşırken
Gönlümde tükenmez kalemle yazılmış sayfalar
Ve tüm “sir”lerin telefon numaraları
Anneme ifşa eder beni
Henüz paspasları elimden bırakmadığımı
Henüz istifa dilekçemi imzalamadığımı
Nedendir bilinmez
Akıl sır erdiremem kureyşin en güzelinin
Sözlerine demirden saatler konulmasına
Nasıl yanıltabilir beni
Raks eden yüreklerin vurdumduymazlığı
Nasıl urgan olmadan çıplak boynumla
Darağacının dibinde boğulabilirim yalnızlıkla
Yarına ait nüshaların hepsi mühürlü
Çünkü şerhi yapılmadı yankılanan seslerin
Henüz gençken / gönlümün
Sinemden çalındığını fark edemedim
Nasılda damladığımı günahsız ellere
Annem yanımdayken kalbimin atmadığını
Ve patronuma iyi geceler demişken
Kureyşli kızın avuçları arasında duasında
Nasıl da iflas ettim / anlamadım