10 Haziran 2026

Sezâ-yı Şüküfte

By In Şiir

Buluşalım İstanbullulaşalım seninle sensiz olamsın
Kuşanalım kuşattığı günden Fatih’in sultan sultansız olmasın
Sarılalım muhabbetle kendinde gurbette olan azizimize
Serpilelim feragat etmeden kendine mahsus olan mazimize

Ellerimizde renkleri olsun her bir asrının
İstanbul bulaştıralım ulaştıralım birbirimize
Varken beylerin atlıların tan vaktine akan pınarların
İnşa değil irşad eden Sinan’ın şimdi ne kaldı bize

Altı yerine üstü çizilen altın ve üstün şehir
Sana artık Fatih mi Ferhat mı lazım gelir
Yitik yadigar kokun neden bigane gelir
Terimi taşı desen kaldıramam ağır gelir

Nefi değil galip de gelse garpkari
Nedimliğindir bende baki bende mahalli
Adım olsa da yârin yanında parantez içi
Mühim değil senden kopmuşken Suriçinden Boğaziçi

İsterim ki lütfedilsin bu ahenki şehir öyle bir mimara
En üste görünen minare dönsün didara
Verilmiştir ruhun başka bir asır için kiraya
Döner de devran sen dönmezsin sahraya

Senden bir tane daha varsa iste de bul İstanbul
Ben senden başka aşka düşüp İstan bulamam
Dününe bakıp meyus olma dolmamışken daha miat
Maverasın masivasın andıysa seni Fahri Kainat

Eğilmeseydi mahirin önünde bu sefil şahir
Ne olacaktı varlığıma delil ey koca şehir
Değil mi ki o bu alemde tek muktedir
Kılsın seni yine tahir olsa bile zaman-ı ahir