göğün denize döküldüğü yerdeyim.
her şey herkese,
herkes de bana çok uzak.
rüzgarın sesinde yeni bir nota çalıyor;
esiyor rüzgar,
ve bana yalnızca toz, toprak kalıyor.
çamurdan yaratılıyorum en baştan;
üzerine yemin ettiğim şu genç yaştan
prangalarımı sıyırıyorum ki
her şeyi herkese,
herkesi bana yeniden
yeni bir notayla dökeyim.
paslı demirle ezilmiş beden,
kalem yontuyor yeni bir yemine.
oysa ki mürekkebim tükendi,
bundandır
denize çalıyorum sesimi her sabah
çünkü
göğün denize döküldüğü yerdeyim.
henüz on dokuz yaşında,
bir çeşmenin başında,
hayretle
ve haşyetle
her şeyin herkese bakışını seyrediyorum.
sineye çektim nefesimi
ancak
unutulunca ne de güzelsin
ey ölüm
denize gürz vuran sel
belki
yeni bir nota çalan yel
sen öyle uzak ve beklenen
sen ki öylesine heybetli ve büyük
ey ölüm, ve celle senâük.
11 Haziran 2026