Yılkı atlarının otlanma vaktinde
Eyerleri takalım sırtlarına
Genişçe omuzları yayılsın
Nalların çamurlara bulaştığı yerlere
Bereket kasidelerini
Zapt edelim yüreğimize
Gıcırdayan mermerlerin beyazı
Gözlerimden akan yaştır
Nur yüzüm pölsümüş
Avuçlarımda gergin atlar kişnerler
Şahlanırlar faniliğin dik yamaçlarında
Babamın mezarına doğru
Dörtnala dualarla giderler
Heyhat sıçrayan bulaşan çamura
Loş ışığın semasına bakamam
Halılar arşın tozlarını yutar
Salikler dizili ardım sıra
Hepsinin dillerinde af(t) çıkar
Erimiş göğüslerinde yanıklar
Gül lokumuyla sıvanırlar
Hayır ben cerrah değilim ama
Ameliyathanenin kokusu burnumda
Ellerimde neşterlerin demiri
Sedyede yatan ben miyim
Vücudu fesleğen kokan
Kan tutar beni şakaklarımdan
Gözlerimde düğümlenir akarsu yatakları
Yaralarımdan akmaz mı ırmaklar
Dökülmez mi yamaçlarından ellerimin
Bu eller duaya kalkınca
Gök eğilip bükülmez mi
Hasta dikilmez mi ayağa
Selviler rüzgara direnmez mi
Neşterler benim elimde
Üniformam kuru temizlemede
Her molada dedikodu
Maaşım henüz neden yatmadı
Barizim yanan alevin cümlesinde
Semalar kıskanırlar hasretimi
Ateşin son bulduğu yerde
Lokmalar dizili boğazıma
Razı olsam sığamam hiçbir yere
Razı olunsam fenâ
Şeyhim Ramazan örülmüş arşa
Kelebekler gözlerine mıhlanmış
Alev işlemeli kanatlarına
Bu ay muharrem
Bu ay kanserin son evresi
Kevserin serinliği tenimde
Sözlerin en kısa raksı
Dilime dolanmış ezgiler
Her an onun haykırdığı
Sessizliğin tarafsız anlaşması
Fingirdeşmeler öğrencilerin
İlelebet marşları yurdumun
Güzel aşkın cevri
Son nefestir soluduğum