Üstünkörü yazılmadı bunların hiçbiri
Ve gelişigüzel okunacak da değil
Nâmeler faslı geçti erkenden
Üşümeye başladı ayaktakımı işçileri
Havalar soğudu artık ve dondu yerküre
Karıncalar gazeller okumaya başladı
Ve mezara çalındı yerliler
Sular yukarı çıkmaya
Adımlar gerisingeri atılmaya
Ve cüssemiz gittikçe ufalmaya
Hasret kaldı
Tüm ezberlerimi yaptım
Ayağa kalkmadan önce değneklerime sırnaşmak
Koltuk altıma yaslanmış bu sırıklar
Belki beni dünyanın sonuna ulaştırabilirdi
Gerçekten bana yeni bir dünya vaadedebilirdi
Bildiğim tüm kelimeleri yazmamı istediler benden
Ve yalnızca unuttuklarıma sahip olmamı
Yahut konuşmamamı
Dudaklarımı kalınca ipliklerle nakşetmemi
Ne işe yarayacak diye soramazsın
Dünyanın sonuna varmak için
Bildiğin bütün kelimeleri unutmalısın
Peki ne olacak alnıma yazılanlar
Cebimdeki hükümdar mazbatasını nasıl okuyacağım
Geride bırakıp gittiğim geçmişimin mezarında
Kitabeyle öylece bakışacak mıyım
Yakışacak mıyım ümmi olmaya
Dünyayla kesinkes barışacak mıyım
Havalar soğumasa kalırdım belki ama
Yola çıktım çünkü alışamadım baba ocağına
Kuşku duyan annemin evinden taşınmalıydım
Sevgilimden ayrılmalıydım istemesem bile
İçimde bir cehaleti doğurmalıydım
Kelepçeler çözülmeli
Sigaralar yakılmalı son kez
Son kez sofralar kurulmalı
Sıcak çorbanın tadını unutmadan evvel
Son kez ağzımız onunla yıkanmalı
Kimse anlamadı turkuaz renginin kayboluşunu
Nereden nereye gittiğim muamma
Meçhulün saçlarımı okşayışına
Sinemdeki damarları patlatışına
Matbaanın icadına
Mutlak olanın çağrısına aldandım
Ve her şeyin kararmasına
Unutulmasına sesimi çıkarmadım
Henüz gençken / gönlümün
Kasvetli havasından kaçmak
Toparlanıp gitmek isteği peyda oldu
Kuruldu mahkeme ve kuruldu pazarlar
Karşımda kalu beladan aşığım yargıtay