Ulu atam Adem peygamber babamdan
Çobanı olduğum koyunlarla biçti kaftan
Omuzlarım dağlar gibi dikili ve kurulu
Hangi yünlü hayvan atlasa ardında çayır buldu
Göğsüme inen ayetler yanar zeytin ağacına nazire
Zeytin ağacının keskin tatlı buluşmasında
Kokusuyla merhem yaptılar çocuğuma
Buradayım şimdi kendi naçizane hiramda
Pabuçlarım eskidi herhalde
Ya da çalmışlardı bedenimi hakikatten
Yahut çıkarmalıydım dokuz numara gözlüklerimi
Çıplak kalmalıydım Sultanahmet Meydanında
Teslim oldum ve bağrışlar geldi aşağıdan
Bir patlama oldu dediler
Düştüğünde yankılanan kurşun sesleri
Ve asamın yılana dönüşüne bir şey diyemediler
Toparlanıp kaçtım gerisingeri
Sırtımda küfe
İçinde konuşan saatler ve pusulalar
Yemin ettim dolaşırken tur dağında
Burnuma bir koku gelirse diye tekrar
Yaşanmamış olana özlem duyan
Bana dergahından tanıdık mollaları ayartan
Kardeşimi yanıma vezir veren
Kaçtığım yollardan geri döndüren o
Hangi inançla yıkılmış evler inşa edilecek
Hangi katledilen çocuklar büyüyecek tekrar
Kilitli bir kapıdan yahut aynalardan
Mazinin vuslatına temkinle yaklaştım
Adımlar ilerledi geçmişin firavun mezarına
Ve beyanatın ulaşmasıydı Musa’yla
29 Kasım 2025