Uzun yollar da biter
Ardına mesafeler yetinir hoşçakal demekle
Tenezzül etmezler yolcu etmeye
Bir başına hemhal olunur
Gövertici güz gecesinin hiddeti ve
Caddelerin ürpertici yalnızlığının müşterek faniliğiyle.
Merakla, bir o kadar da umutla beklemektedir,
Buz kesmiş metallerine kucak dolusu sıcaklık bahşedecek
Bir parça insan derisi duacısı o bank
Yolumu gözlemektedir.
Ben, bense en küstah tavırlarımla yanından geçip gitmekteyim
Kulak asmamaktayım bu aciz, biçare davetin sükunetli nidalarına
“Oturursam üşüyeceğim, en iyisi biraz yürüyeyim.”
Destur verdiğim anda ayaklarıma
Adımlarım, ivedilikle atmaya başlıyor beni
Kurtarıyorlar cildimi, kasım ayının emriyle ağaçlara veda etmiş
Can vermiş yaprakların kupkuruluğundan iğrenerek
Islıyorlar bedenimi.
Ödleri kopuyor, eğer ki yapraklar gibi kuruyup
Onları yetim bırakırsam diye
Bir korna sesidir ki tırmalar kulağımı
Yüreğine su serper bu ses ayaklarımın
Anlarlar ki yetim kalsalar bile
Evlatlık almaya gelmektedir birileri
Dört adet teker, biraz koltuk, biraz da uyuklamayla.
Hiç bu kadar hevesli olmamıştı ayaklarım
Birkaç tane basamağı tırmanırken.
Zira haklarını vermek gerek,
Kim istemez ki uçsuz bucaksız özgürlüğe kanat çırpmayı
Altın ya da her neyse
Kafese tutsak edilmiş bir kuş gibi.
Aslına bakılırsa çok da kafada kurmamalı
Belki de tek dilekleri
Sıcak bir koltukta ısınmaktır.
Bilseler belki de uzakların müphem acımasızlığını
Sıcak koltuğun aldatıcı şefkatindense,
Yetim kalmayı yeğleyeceklerdir.
Yetim bırakma gibi bir niyetim yok onları oysaki
Elimden geleni ardına komaz, var gücümle koşar
Sıcak tutardım onları.
Ta ki onlara sancılar girip, ağrılar basıp
Beni durdurmaya güç yettirebildiklerine dek.
Beni de tesiri altına alan koltuğun sıcaklığında
Yılların ayıramadığı bir dostmuşçasına
Emanet etmişim bendimi ona
Ardından bir sesleniş
Ayaklarıma kaçınılmaz sonun geldiğini haber eden cinsten
Basamakları çıkarken ki hallerinden eser kalmamış
Sessizce geçiyorlar o üç beş basamaktan,
Bir çocuğun ürktüğü gibi
Bir yabancının bilinmezliğinden.
Bense payidarım bu durumdan
Biliyorum ki onları asla yarı yolda bırakmayacağımı
Yetim komayacağımı kanıtlamak adına
Müthiş bir fırsat var elimde.
Altın kafesinse kapısı çoktan açıldı
Yabancı bankın donmuş metalini değil;
Ayaklarımı,
Sıcağa boğmayı ant içtiğimde.