basit bir tesadüftü
kaderin bize layık gördüğü
ince, hayat dolu, gözü semada olan ben
cansız ve yalnız bir ağaç oldum
kalınlaşırken gövdem
hevesle sana ulaşmaya çalışan dallarım
bir bir öldürdü etrafımdakileri
ne değebildim sana
ne de bilebildim senden gelenin
yalnızca göz yaşı olduğunu
göz yaşı diyip geçmeyin sakın
olgunlaştırır ağacı
sertleşirsin
ve en önemlisi kabullenirsin
o göz yaşı ki yaklaştırır seni ona
yaklaştıkça anlarsın sevdiğin ne kadar uzakta
önce köklerini suçlarsın
dersin ki bırakın beni uçacağım semaya
sonra anlarsın, anlarsın…
acıtır başta ama anlarsın
sen toprağa aitsin ey aşık
o ise semaya
işte böyledir bu iş
gördüğün ilk şey onun aydınlığı
içtiğin tek şey ondan gelen göz yaşı
yaklaştırır seni kendine
değmek istersin ama izin vermez
sorarsın kendi kendine
neden?
anlamazsın ey aşık
anladım sanarsın
anlamazsın…